Gösterilecek bir şey yok.

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ

Makale Ayarları

Yargının kurucu unsurlarından olan,bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden Avukatlar,son birkaç yıldır olduğu gibi,ne yazık ki 5 Nisan 2011 de de Avukatlar Günü’nü,yine endişe ve tedirginlik ile değerlendirmektedirler.

Bu süreç,YARGI BAĞIMSIZLIĞI’nın,HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ’nün ve HUKUK DEVLETİ kavramlarının tartışmaya açıldığı günlerde başladı.Halen de sürüyor.

Bugün 5 Nisan Avukatlar Günü.Ancak altını çizerek vurgulamak isteriz ki,bugün,Avukatlar Günü’nü kutlamıyor;sadece değerlendiriyoruz.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince,devletin üç temel işlevi olan YASAMA,YÜRÜTME ve YARGI gücü arasında,kendisini hukuk ile en az bağlı saymaya ve sübjektif nitelikte tasarruflarda bulunmaya en eğilimli gücün yürütme erki olduğu,yalnızca ülkemizin değil;zaman zaman dünyadaki başka ülkelerin de yaşadığı bir gerçektir.

“Yargı Bağımsızlığı” ,”Hukukun Üstünlüğü” ,”Hukuk Devleti” gibi en temel ve en çağdaş kavramların içeriğini bilmeyen ya da ısrarla bilmezlikten gelenlerin,Türkiye Cumhuriyeti’nin olmazsa olmazı olan HUKUK ile,artık avukatları da kapsayan yapılmış ve yapılması planlanan düzenlemeleri, biz avukatları tedirgin etmektedir.

Son dönemde art arda gündeme getirilen bir takım düzenlemeler ; düzenlenmeye hazırlanılan taslak ve  tasarılar nedeniyle endişeliyiz.

Çalışma alanımızın küçümsenemeyecek bir bölümü,yapılan ve yapılması tasarlanan bir takım düzenlemeler ile,ya bir başka meslek gurubuna devredilmiş;ya da hiçbir hukuk eğitimi almamış;zerre kadar hukuk nosyonu olmayanlara da açılarak daraltılmaya çalışılmaktadır.

Yönetenlerin,tarih boyunca olduğu gibi,kendilerine ayak bağı olarak gördükleri avukatları,kendilerince  terbiye ederek hizaya getirmeye çalıştıklarını düşünmek bile istemiyoruz

Bizim çalışma alanımızla ilgili yapılan ve yapılması planlanan düzenlemeler ile,önce HUKUK ve YARGI devre dışı kalırken,ardından avukatların mesleki onuru incitilmekte,diğer yandan da işimiz ve ekmeğimizle oynanmaktadır.