BURSA’DA AVUKATLARA POLİS SALDIRISI

BASIN AÇIKLAMASI
18 Eylül 2019

15 Eylül 2019 günü Bursa Barosu mensubu Av. Fesih Demir aracı ile Çekirge Caddesi’nde seyir halindeyken genel/trafik uygulaması yapan polisler tarafından durdurulmuş, avukat olduğunu belirtmesine rağmen arama işlemi yapılmak istenmiş, meslektaşımıza zor kullanılmaya çalışılmıştır. Hukuksuz işlemi kabul etmeyen meslektaşımız tehdit ve hakaretlere maruz kalmış, tahrik edilmeye çalışılmış, yerlerde sürüklenip, karga tulumba polis arabasına atılmıştır.

Saldırının Bursa Barosu’na bildirilmesi üzerine Bursa Barosu Avukat Hakları Merkezi’nde görevli meslektaşlarımız ile Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Av. Metin Öztosun ve Sayman Av. Aslı Evke Yetkin, Av. Fesih Demir’in tutulduğu polis merkezine gitmişlerdir. Meslektaşımızın polis memurları hakkında şikayetçi olacağını bildirmesi üzerine polis merkezinde bulunan polisler, Bursa Barosu Avukat Hakları Merkezi Üyesi Av. Ümit Özcan hakkında da asılsız iddialarla tutanak düzenlemiş, görev gereği orada bulunduğu halde soruşturmanın şüphelisi haline getirilmeye çalışılmış, cep telefonuna da ‘savcı talimatı olduğu’ ileri sürülerek el konulmak istenmiştir. Olayın tarafı olan ve Av. Fesih Demir’e saldırıda bulunan polis memurları, merkezde bulunan tüm meslektaşlarımıza da sözlü saldırılarına devam etmişlerdir.

Saat 22.00’de polis aracıyla karakola götürülen meslektaşımız ve ihbar üzerine karakola giden Bursa Barosu Avukat Hakları Merkezi’nden görevlendirilen meslektaşımız, savcılık talimatı olmaksızın sabah saat 08.00’e kadar alıkonulmuştur. Darp edilen meslektaşımız kendi talebiyle ancak Avukat Hakları Merkezi’nden görevli meslektaşımızın talebi ve savcılık talimatı olmaksızın polis eşliğinde adli rapor alınmak üzere zorla hastaneye götürülmüştür.

Meslektaşlarımıza yönelik bu saldırılar nedeniyle Bursa Barosu yöneticileri tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı ile gerekli görüşmeler yapılmış ve suç duyurusunda bulunulmuştur.

Her fırsatta ifade ettiğimiz üzere avukatlara yönelik baskı ve saldırılar esasen halkın hak arama özgürlüğüne yöneliktir ve yurttaşlarımıza gözdağı verilmek istenmektedir. Meslektaşlarımıza yönelik bu tahrik edici saldırıyı kabulleneceğimizi hiç kimse düşünmemelidir. Meslektaşlarımıza saldırıda bulunan, fiziki ve psikolojik şiddet uygulayan, tehditlerde bulunan polis memurları hakkında derhal soruşturma başlatılıp açığa alınmalıdırlar.

Bursa Barosu olarak meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, hukuki sürecin takipçisi olacağımızı meslektaşlarımıza ve kamuoyuna duyururuz.

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI

MARDİN BAROSU BAŞKANLIĞI

BASINA VE KAMUOYUNA

Baromuz avukatları meslektaşlarımız Av. İbrahim Dündar ve Av. Özlem Dündar 17.09.2019 tarihinde akşam vakti, evlerine girmek için arabadan indikleri sırada, evlerinin önünde takip ettikleri bir dava dosyası nedeni davanın karşı tarafı olan ve evlerinin önünde pusuda bekleyen kalabalık bir grup tarafından saldırıya uğramış ve darp edilmiştir. Saldırıda meslektaşımız Av. İbrahim Dündar bıçak darbesi ile yaralanmış yine meslektaşımız Av. Özlem Dündar 8 aylık hamile olmasına rağmen ağır şekilde darp edilmiştir. Yine meslektaşımız Av. Özlem Dündar’ın annesi de aynı saldırıda darp edilmiştir. Saldırı uzun süre devam etmiş, çevreden yetişenlerin ve orada bulunan sivil bir polis memurunun yardımı ile daha vahim sonuçları olmadan saldırganlar kaçmak zorunda kalmıştır. 
Öncelikle meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 
Meslektaşlarımıza yapılan bu saldırıyı lanetliyor ve kınıyoruz. Yapılan saldırı sadece meslektaşlarımıza değil, savunma mesleğine, baromuza ve savunma yılmaz neferleri olan Mardin Barosunun her bir ferdine yapılmıştır. 
Saldırganlardan üç kişi yakalanmış, 3 kişi ise halen aranmaktadır. Yakalanan şüphelilerden ikisi adli kontrol şartı ise serbest bırakılmış, birisi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiş olmasına ve üzerine atılı suçu ikrar etmiş olmasına rağmen imza şartı ile serbest bırakılmıştır. 
Yapılan bu hain saldırı meslektaşlarımızın takip ettiği bir dosya nedeni ile mesleki faaliyetlerinden kaynaklı bir saldırı olduğu açıkça ortadadır. 
Herkes tarafından bilinmesini istiyoruz ki; avukat bir davanın ya da çekişmenin tarafı değildir. Avukat, kendi işini ya da davasını değil, müvekkilinin işini ya da davasını takip eder. Unutulmamalıdır ki hayatın olağan akışı içerisinde herkesin bir gün savunulmaya, bir avukata ihtiyacı olacaktır. Bunun en çarpıcı örneği bugün meslektaşlarımıza saldıran şahısları dahi kanun gereği yine başka bir meslektaşımız savunmak zorunda kalmıştır.  Avukatı, davanın ya da çekişmenin tarafı olarak gören ve hasım yerine koyan anlayış sorunludur, sıkıntılıdır ve derhal bu anlayışın terk edilmesi gerekmektedir.  
Ancak Tarafı hâkim-savcı olunca trafikteki bir basit bir tartışmayı bile gözaltı ve tutuklama nedeni sayıp,  , iş avukatların canına kast etmeye varan saldırılar dahi olsa aynı tepkiyi vermeyen yargı ve adalet anlayışı her şeyden daha sorunlu ve sıkıntılı olup, bu anlayış ve uygulamanın kabul edilebilmesi mümkün değildir.  
Yine diğer meslek mensuplarına yönelik saldırılara karşı, idareciler ve yargı makamları hızlı ve etkin bir şekilde tepki gösterirken, avukatlara yönelik saldırılara tepki verilmemekte,  saldırıların maalesef artık sıradan bir hal almasına ve normalleşmesine sebebiyet vermektedir. Bütün yetkililer avukatlara saldırıları cesaretlendiren, normalleştiren bu anlayış ve uygulamalardan derhal vazgeçmeli, adaletin üç temel ayağından birisi olan savunmayı temsil eden ve bu anlamda kamu hizmeti veren avukatları, artık sıradanlaşan ve gün geçtikçe artan bu tür saldırılara karşı korumalı, bu saldırıların sona ermesi için bütün tedbirleri acil bir şekilde almalıdır. 
Herkes, avukatlara yapılan saldırılara sessiz ve duyarsız kalsa da, biz barolar ve avukatlar her zaman gerekli tepkiyi en üst seviyeden vermeye devam edeceğiz. Yine tekrar ediyoruz, bu hain saldırı sadece meslektaşlarımız Av. İbrahim Dündar ve AV. Özlem Dündar’a karşı değil, Mardin Barosunun her bir ferdine, 125.000 avukata ve her ne kadar üzerlerine alınmasalar da bütün yargı camiasına karşı yapılmış bir saldırıdır. Başta saldırıya uğrayan meslektaşlarımız olmak üzere, hiçbir meslektaşımız yürüttüğü kutsal ve onurlu mücadelede yalnız değildir.  Mardin Barosu olarak, Yönetim Kurulumuz, Avukat Hakları Merkezimiz ve bütün avukatlarımız ile birlikte faillerin yargı karşısına çıkarılıp en ağır şekilde cezalandırılması için soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacağız.

MARDİN BAROSU BAŞKANLIĞI

ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI

BASINA VE KAMUOYUNA

AVUKATLARA YÖNELİK ŞİDDET MAALESEF HER GEÇEN GÜN ARTARAK DEVAM ETMEKTEDİR. ANTALYA’DA GÖREV YAPAN MESLEKTAŞIMIZ AV. AHMED BUĞRA ÇELİK 24.08.2019 TARİHİNDE GECE SAAT 00:45 SULARINDA EVİNİN KAPISININ ÖNÜNDE GÖREVİNİN TEMELİNİ OLUŞTURAN KANUNLARA BAĞLILIĞI UNUTMUŞ, SUÇU ÖNLEMEYİ DEĞİL SUÇ İŞLEMEYİ AMAÇ EDİNEN ÜÇ POLİS MEMURU TARAFINDAN HAKARET VE TEHDİTE MARUZ KALMIŞ, DARP EDİLMİŞTİR. ESASEN TUTANAKLARA YANSIYAN OLAY DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE SÖZ KONUSU EYLEMLERİN “İŞKENCE SUÇUNU” ORTAYA ÇIKARDIĞI GÖRÜLMEKTEDİR.
CUMHURBAŞKANI KORUMALARI TARAFINDAN DARP EDİLEN BİR BAŞKA MESLEKTAŞIMIZA YÖNELİK “KENDİ BAŞINI ARACIN SERT KISIMLARINA VURDUĞUNA” DAİR VALİLİK RAPORU İLE KORUMALARA ADETA ANAYASA VE KANUNLARDAN MUAFİYET GETİRİLEREK SORUŞTURULMALARINA BİLE İZİN VERİLMEMESİ HAFIZALARDA YERİNİ KORUMAKTA, BU GİBİ DURUMLARIN CEZASIZ BIRAKILMASI TÜM TOPLUMUN HUKUKA İNANCINI YERLE YEKSAN ETMEKTEDİR. 
ESASEN HUKUK DEVLETİNİN TEMELLERİNE İNANMIŞ TOPLUMLARDA, KANUNLAR VATANDAŞLARI OLDUĞU KADAR TÜM KAMU GÖREVLİLERİNİ DE BAĞLAMAKTA, SUÇUN FAİLİNİN KİM OLDUĞUNA BAKILMAKSIZIN SUÇ İŞLEMİŞ HERKESİN YARGI ÖNÜNDE HESAP VERMESİ BEKLENMEKTEDİR. 
ALINMAYAN HER ÖNLEM, SORUŞTURULMAYAN HER SUÇ TEŞKİL EDEN FİİL, BİR SONRAKİNİN ADETA ALT YAPISINI OLUŞTURMAKTA, BU GİBİ DURUMLARI OLAĞAN HALE GETİREREK ŞAHISLARIN PERVASIZLAŞMASINA SEBEBİYET VERMEKTEDİR. NE OLURSA OLSUN ALIŞMAYACAĞIZ, FAİLİ KİM OLURSA OLSUN SUSMAYACAĞIZ, ÖRTBAS EDİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ, HUKUK VARMIŞ GİBİ YAPMAYACAK, GERÇEKTEN HUKUK DEVLETİ OLANA KADAR MÜCADELEMİZİ VERECEĞİZ.
ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI